Prof. Dr. Selman Sökmen, genel cerrahi ve cerrahi onkoloji alanında 35 yılı aşan köklü klinik deneyimi, uluslararası akademik başarıları ve öncü tedavi yaklaşımları ile Türkiye’nin önde gelen tıp insanlarından biridir. Tıp eğitimini ve genel cerrahi uzmanlık ihtisasını Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başarıyla tamamlayan Dr. Sökmen, 1997 yılından bu yana Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı bünyesinde öğretim üyesi olarak klinik ve akademik çalışmalarını aralıksız sürdürmektedir.
Klinik çalışmalarında özellikle kolorektal cerrahi (kalın bağırsak ve rektum kanserleri), karmaşık pelvis cerrahisi ve ileri evre karın içi tümörlerin tedavisine odaklanmıştır. Türkiye'de bu alanlardaki en deneyimli isimlerden biri olarak, ileri evre peritoneal karsinomatozis hastalarına yönelik cerrahi sınırlılıkları esneten HIPEC (Sıcak Kemoterapi) ve yenilikçi bir yöntem olan PIPAC (Basınçlı Aerosol Kemoterapi) uygulamalarını multidisipliner bir anlayışla başarıyla gerçekleştirmektedir.
Akademik kariyeri boyunca tıp literatürüne yüzlerce uluslararası makale, bildiri ve kitap bölümü kazandırmış olan Prof. Dr. Selman Sökmen, FACS (American College of Surgeons) ve FASCRS (The American Society of Colon and Rectum Surgeons) gibi dünyanın en prestijli uluslararası cerrahi topluluklarının aktif üyesidir. Ulusal düzeyde ise Türk Kolon ve Rektum Cerrahisi Derneği (TKRCD) bünyesinde Yönetim Kurulu Başkanlığı dahil olmak üzere kritik idari roller üstlenmiş, ülkemizdeki uzmanlık eğitimlerinin standartlarının yükseltilmesine öncülük etmiştir.
Dokuz Eylül Üniversitesi bünyesinde Karın Zarı Kanseri Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde yönetim kurulu başkanlığı ve merkez müdürlüğü gibi görevlerde bulunan Dr. Sökmen, tıp fakültesinde çok sayıda uzmanlık tezine danışmanlık yaparak onlarca genel cerrahi uzmanı yetiştirmiştir. Prof. Dr. Selman Sökmen, günümüzde hem üniversite bünyesindeki akademik faaliyetlerine devam etmekte hem de İzmir'deki özel muayenehanesinde hastalarına en yüksek standartlarda modern cerrahi çözümler sunmaya devam etmektedir.
31–45 / 170 içerik
Gastrointestinal sistem kanaması yemek borusu, mide, ince bağırsak ve kalın bağırsak organlarının herhangi birinden kaynaklanır. Kanama organların içe...
Gastrointestinal sistem cerrahisinde ilgili organda yapılan cerrahiye göre fizyolojik etkiler ve sonuçlar görülür. Mide cerrahisi sonrası midenin tama...
Yaşlanma sürecine bağlı olarak yaşlılarda, hücresel ve organ sistemlerinde bozukluklar meydana gelir. Bu nedenle yaşlılarda cerrahi daha az tolere edi...
Karın cerrahisi sonrası ağızdan beslenmeye hemen başlan(a)maz. Bu süreçte beslenme öncelikle damar yolu ile sağlanır. Ameliyat sonrası hastanın klinik...
Özellikle içi boşluklu gastrointestinal sistem (mide, ince bağırsak, kalın bağırsak gibi) organlarının cerrahisinde bakteriyel yük ve vücut salgıları ...
Ameliyat edilecek hastalarda kan inceltici ve kan sulandırıcı ilaçların kullanılıyor olması, ameliyat öncesinde ilaç tedavisinin uygun şekilde ayarlan...
Hasta ameliyat odasına alındıktan sonra anestezi ve reanimasyon uzmanı tarafından uygun anestezi yapılır. Sonrasında hastaya uygun cerrahi pozisyon ve...
Gastrointestinal sistem cerrahisinde hastalıklı organa ve hastalığa yönelik tanımlanmış cerrahi teknikler bulunmaktadır. İyi huylu hastalarda bu tanım...
Gastrointestinal sistem ameliyatları için hazırlık aşaması diğer cerrahi işlemlerde olduğu gibi önem arz eder. Ameliyat sonrası gelişebilecek komplika...
Tümör belirteçleri kansere yanıt olarak üretilen ya da kanser hücrelerinde bulunan biyolojik maddelerdir. Bazı durumlarda iyi huylu hastalıklara yanıt...
Sindirim sistemi hastalıkları için tanısal görüntüleme yöntemleri üst gastrointestinal sistem endoskopisi, kapsül endoskopi, kolonoskopi, endoskopik r...
Sindirim sistemindeki sorunların belirtileri kanama, şişkinlik, kabızlık, ishal, göğüste ağrılı yanma hissi, mide bulantısı ve kusma, karın ağrısı, yu...
Sindirim sistemi hastalıkları gastrointestinal sistem olarak adlandırılan organlarda meydana gelen değişiklikler sonucu görülür. Sindirim sırasında yi...
Palyatif Girişimler Hangi Durumda Yararlıdır?...
Destek Bakım Nasıl Olmalıdır?...